reşat ikizzek

Reşat İkizzek olsa napardı? Düştüğüm ya da çok sıkıldığım zamanlarda kendime bu soruyu soruyorum. Bi cevap çıkmıyor ama sorunun kendisi mutlaka neşelendiriyor beni. Sonra vatsaptan Reşat İkizzek’in profil fotosuna bakıyorum. Her zaman bıyıklı, her zaman güneş gözlüklü. Abimin çok güleceği, yazar arkadaşım Aslı’nın öyküleştireceği bi tip. Sıfırdan kurduğumuz büronun ilk zamanlarında, yani işsizlikten bilgisayarları birbirine… Okumaya devam et reşat ikizzek

hafiflik güzel

Lisedeyim. Walkman vücuduma artık kaynamak üzere. Sürekli müzik dinliyorum. Müzik dediğim, kendi seçtiğim şarkılardan toplama kasetler. Bu kasetlerin yüzde 90’ında Nick Cave var. Aynı kasetleri döndürüp döndürüp dinliyorum. Gazetelerin gazeteden okunduğu zamanlar. Peeh yazışı. Sanırım Milliyet. Sina Koloğlu’nun okumayı sevdiğim bi köşesi var. Bülent Ortaçgil, Nick Cave için “bi numarası yok” kıvamında bişeler söylemiş, Sina… Okumaya devam et hafiflik güzel

normalleşme hasreti

Geçen gün Beşiktaş’ta karnım aç vaziyette yürüyordum. Karadeniz Döner’den yayılan koku burnumdan girdi, dalağımdan apandisime, kirpiğimden ayak tırnağıma her yerimi sardı. Ekmekmiş, tabakmış, hiç muameleye girmeden, doğrudan ısırasım geldi döneri asılı olduğu yerde. Mangalı yaksam mesela. Isınma niyetine köfteleri atsam, ki ben Tekirdağ, İnegöl ekollerini severim. Sonra çeşit olsun diye iyice terbiye edilmiş tavuk kelebeklerle… Okumaya devam et normalleşme hasreti

: )

Pazar sabahı Fıstık kedi öldü. 18 yıl 11 ay takıldı bu suretinde. İnsan yaşıyla 91-92 yıla denk. Son 2 haftasına kadar hala birazcık zıplayabiliyordu. Son 4 gününe kadar zorlanarak da olsa yürüyebildi. Bacaklarının son kuvvetiyle odama gelebildi son kez. Sonra artık ben gittim yanına sevmeye. Son 2 gününe kadar mırlıyordu hala sevince. Çok çok az… Okumaya devam et : )

bateri solo

Sittin zaman sonra bi sinemaya gittim. Loving Vincent diye bi film. Birkaç ay önce Bilge tavsiye ettiydi. Festivalde izlemiş, çok beğenmiş. Sinemaya gelsin ya da internete düşsün diye bekliyordum, anca kısmet oldu izlemek. 3 sene fiilen yaptığım avukatlık dahil, hayatın hiçbir alanında derinlemesine teknik bilgiyle ilgilenmedim henüz. Hep leyla gezdiğim ve(ya) büyük tembel olduğum için… Okumaya devam et bateri solo

ku Yİİ!

Ku Yİİ! Ku kısa. Yi ondan az daha uzun ama çok daha keskin, vurgulu. Guatemala’nın sapalarında, ormanın göbeğindeki kuytu hostelde tanıştığım 2. Türk olan Furkan’ın sevdiceği Sonja öğretti. Sonja İsviçreli. Doğup büyüdüğü yerlerde arka arkaya bayaa sert şeyler yaşamış. Biraz da yollarda, Güney Amerika’da denemek istemiş. Sert şeyler yaşayınca başka diyarlara gitmek iyi geliyor. Başka… Okumaya devam et ku Yİİ!

burası neresi ?

Sonsuzluğun rengi kahverengiymiş. Ne yazsam eksik kalır hissettiklerimi ifade etmeye. Eksik meksik, bu büyüyü yaymayı en azından denemek zorundayım. Başıma daha önce böylesi gelmemişti. Durmadan bakışıyoruz. Dakikalarca. Bi köy yolunda durmuş, gideceğimiz yeri bulmaya çalışırken bakışmaya başlıyoruz mesela. Ve hayat duruyor. Başka hiçbir şeye gerek kalmıyor. Bakışıyoruz. Gideceğimiz yerin önemi kalmıyor. En basit yolda kaybolmanın… Okumaya devam et burası neresi ?